• GRAM ALTIN
    274,76
    % -0,10
  • $ DOLAR
    5,7949
    % -0,10
  • € EURO
    6,4581
    % -0,08
  • £ POUND
    7,6453
    % -0,38
  • ONS ALTIN
    1475,27
    % 0,01
  • PETROL
    63,87
    % -0,73
  • BITCOIN
    41735,631
    % -0,83
EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Küresel ve Yurt içi Piyasalarda Son Durum

Küresel ve Yurt içi Piyasalarda Son Durum

Öncelikle gözden kaçıranlar için bir haber paylaşalım. Çok kıymetli ortağım ve yazarımız argo’nun yoğun çabaları ile Youtube kanalımız açılmıştır. Tüm takipçilerimizi bekleriz. Zira teknik analizler bundan sonra yoğun olarak kanaldan paylaşılacak. 

 

Kendisi davudi sesiyle siz değerli takipçilerimize ud dinletileri sunacak, boş zamanlarında sade ve anlaşılır teknik analizlerle yatırımlarınıza ışık tutmaya çalışacak.

 

En kısa zamanda genel piyasa analizlerini içeren videolarımla kendisine destek olmaya çalışacağım.

 

Başlayalım ve son dönemde meydana gelen siyasi/ekonomik iç ve dış gelişmeleri birlikte değerlendirelim.

Dün yani 27 Eylül Cuma günü Bist100 için inanılmaz bir gündü. Bankacılık endeksinin desteğiyle yüzde 3’ün üzerinde primle günü kapatan Borsa İstanbul, uzun zamandır yapmadığı sert bir yükseliş yaşadı.

 

Bu hareketin ana bir sebebi olmamakla birlikte gelişen ekonomilere meyleden yatırımcıların bir hareketi olarak değerlendiriyoruz; ayrıca kalıcı olacağı konusunda karamsarız. Her ne kadar ortalama 8 milyar TL işlem hacmi olan endekste yaklaşık 11 milyarlık bir işlem hacmi oluşmuşsa da başımızın hemen üzerinde yer alan 106 bin-106 bin 100 dirençlerinin aşılması zor.

 

Kaldı ki temel argümanımızı bir kez daha ifade edelim: Borsada ya da herhangi bir yatırım aracında tansiyon hastası olmadan yatırım yapmanın tek yolu, ana yükseliş/düşüş trendlerinde işlem yapmaktır.

 

Örneğin Bist100 için sene başından beri 106-84 bin aralığında net bir makas hareketi görülüyor. Özel günler ve durumlar hariç (Örneğin Londra piyasasına karşı yapılan swap hareketi) Bist100’de olumlu bir gelişme yaşandığını söylemek zor. Tabii ki mayıs ayı sonuna doğru başlayan ve düzeltmelerle temmuz sonuna kadar devam eden, tarihe “bankacılık rallisi” olarak geçecek süreç birçok hissede prim sağlamış olsa da bu kazançların şirket kaynaklı olmadığı, küresel gelişmelerden ya da yabancıların kısa süreli kâr arzularından kaynakladığı kanaatindeyiz. Zira ne ulusal ne de sektörel bazdaki makroekonomik verilerde gözle görülür bir değişiklik yok. Yüklemeli faiz indirimleri hariç. Öte yandan 46 milyar TL’lik takipli kredi haberi çok taze. 

Dolar/TL cephesinde ise sert yükselişler ve kademeli çekilmeler şeklinde özetleyebileceğimiz hareketler söz konusu. Kırılganlığı sebebiyle küresel tüm gelişmelerden en çok etkilenen para birimlerinden olan TL’de bu hareketleri görmek tedirgin edici ama beklenmedik değil. Majör bir değişiklik olmadığı sürece sert hareketler beklememekle birlikte kur tarafında trend yukarı yönlü. Kamu bankalarının döviz satışı ile ya da diğer geçici çözümlerle yükselişin engellenebileceği kanaatinde değiliz.

 

Nitekim mart ayından 6,25’ten dönen kur geçtiğimiz haftalarda tekrar 5,80’i zorladı fakat tüm yükselişler satışlarla dengelendi, en azından yapılan değerlendirmelerin çoğu bu yönde. Önümüzdeki hafta perşembe gün açıklanacak eylül enflasyon rakamları bu düşüşe katkı sağlayacak olsa da ekim ayındaki baz etkisi kaynaklı yükselişi unutmamak gerek. Vatandaş da bu düşüşün kalıcı olacağına inanmıyor ki yurt içi yerleşiklerin döviz tevdiat hesaplarına birlikte göz atalım.

192 milyar doları aşan bir stok var karşımızda; ayrıca gerçek kişilerin tüzel kişilere oranla daha agresif alım yaptıkları grafikten görülebilir. (Mavi çizgi, gerçek kişiler; Kaynak: EVDS)

 

Küresel açıdan şu an ABD gündeminde Trump’ın azil süreci var. Ukrayna cumhurbaşkanı ile yaptığı 8 telefon görüşmesinde 2020 seçimlerinde başkan adayı olan Biden ve oğlunun Ukrayna’daki işlerine taş koymasını ve mümkünse soruşturma açmasını isteyen Trump’ın bu görüşmelerinin dökümü bir CIA yetkilisi tarafından Demokratlara geçtiğimiz hafta sızdırıldı.

 

“Trump neler neler atlattı…” diyebilirsiniz ama 15 yıla yakın ABD’de yaşamış değerli bilim insanı Özgür Demirtaş hocamız durumun oldukça ciddi olduğunu belirtti geçtiğimiz günlerde. Bu ve yaklaşan seçimler nedeniyle SP500 endeksi ile diğer majör endeksler direnç seviyelerini aşamıyorlar bir türlü. SP500 için psikolojik sınır 3000.

 

Dolar endeksi uzun zaman sonra 99’un üzerinde. ABD 10 yıllıklar 1,68; bu cephe sakin. Petrolde Aramco saldırıları kaynaklı üretim sıkıntısı giderildi, brent 61, Amerikan ham petrol 56 dolar seviyesinde yeniden. Yurt içinde benzine 35 kuruş zam, 25 kuruş indirim geldi; devlet yine 10 kuruş kârda.

Ons altın tarafında 1500 dolar üzeri yükselişler kâr realizyonu imkânı sağlamakla birlikte sınırlı. Geçtiğimiz hafta 1530’lu seviyeleri bir kez daha sınayan ons altında yatırım bankalarının yıl sonu tahmini 1600-1650 dolar arası.

 

Dolar/TL ile düşünüldüğünde zararın kısmen sönümlendiği gram altın tarafında 275 TL üstü seviyeler kâr realizasyonu için uygun. Alım için fırsat kollanmalı. Yaklaşık 1 yıldır düzenli yükseliş trendi gözlediğimiz ons cephesinde hareketin sonlandığını düşünmüyoruz. Takibe  devam.

 

Şu dönemde küresel altın fiyatlarını belirleyen en önemli gelişme merkez bankalarının hareketleri. Faiz indirimine devam eden ve repo ihaleleri marifetiyle piyasaya geçtiğimiz iki haftada 50 milyar dolar likidite sağlayan FED’in (New York) bu uygulamaları altına yarayacaktır. Avrupa Merkez Bankası’nın kasım ayından sonra her ay 20 milyar euro’luk varlık alımına başlayacağını ilan etmesi bu sürece katalizör etkisi yapacaktır. Ancak bu likidite bolluğu gelişmekte olan piyasaları da cazip kılacak; ağırlığı nereye vereceğinizi iyi ayarlamanız lazım.

 

Üstelik dünyanın en büyük ve en çok takip edilen altın ETF’lerinden biri olan SPDR Gold Shares endeksi 141 seviyesinin üstünde, son 3 yılın en yüksek seviyeleri.  Trend altından yana hâlâ. (Bu ve benzeri önemli endeksleri günlük olarak Twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.)

 

 

Gündem hep yoğun, her gün yatırım araçlarını etkileyen binlerce olay meydana geliyor.

 

Önemli olan doğru bağlantılar kurup olayları en doğru şekilde değerlendirmek ve olası gelişmelere karşı en doğru hamleleri yapmak; bir anlamda geleceği tahmin etmeye çalışmak…

 

Ya da trendi yani parayı yani Para Takipçisi’ni takip etmek.