• GRAM ALTIN
    271,73
    % 0,62
  • $ DOLAR
    5,7610
    % 0,42
  • € EURO
    6,3441
    % 0,40
  • £ POUND
    7,3766
    % 0,30
  • ONS ALTIN
    1466,27
    % 0,14
  • PETROL
    62,53
    % 0,76
  • BITCOIN
    50043,493
    % -0,87
  • BIST 100
    104.726
    % -0,10

Barış Pınarı Harekâtı ve Piyasalara Etkisi

Barış Pınarı Harekâtı ve Piyasalara Etkisi

Barış Pınarı Harekâtı 9 Ekim 2019 günü saat 16:00’da başladı. 

Bir önceki yazımızda dünya devletlerinin harekât hakkındaki açıklamalarını sıralamıştık. Genel itibarıyla tepkiler olumsuz yorumlar içeriyordu. Norveç’ten Almanya’ya ilgili ilgisiz pek çok devlet çeşitli konularda ambargo kararı aldı ya da kendi çıkarlarını yansıtmadığı gerekçesiyle operasyonu eleştirdi.

Silah ihracatı yapmayan ülkeler dahi ambargo kararı aldı.

Bu açıklamalar arasına dün sabah KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklaması da eklendi. Akıncı, Suriye’ye düzenlenen Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin “1974’te biz adına Barış Harekâtı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır. Bu nedenle bir an önce diyalog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir” açıklamasında bulundu.

Uluslararası arenadan istediğimiz tepkileri alamadığımız belli ama bir devletin amacı kendisini sevdirmek değildir; rasyonel karar verme süreçleri işletilerek ülke için ödenecek bedel hesaplanarak varlığını devam ettirmektir.

Nitekim piyasalar harekâtın fiyatlamasını Trump’ın tweetlerinin etkisiyle bir haftadır yapıyordu.

Şimdi belli başlı göstergelere göz atalım.

Yaklaşık bir haftalık süre zarfında Dolar kurunun yaklaşık 20 kuruş değerlendiği, CDS priminin tekrar 400 bp’ye yaklaştığı, MSCI Türkiye ETF endeksinin 24 altına geldiği görülüyor. En büyük kayıp Bist100’de; yüzde 4’ü aşan düşüş var. 

Öte yandan Türkiye’de aynı kategoride değerlendirilen “gelişmekte olan ülkeler” MSCI ETF’si ise bu süre zarfında yüzde 2 değer kazanmış. Uzun lafın kısası negatif ayrışmışız.

Ancak ifade ettiğimiz gibi bir ülkenin birinci önceliği varlığını devam ettirmek ve kendisine yönelik tehditleri diplomasi, yetmediği durumlarda ise askerî çözümlerle bertaraf etmektir. Türkiye de bu önceliği savunuyor.

Tabii ki dünyada yalnız değiliz ve gözetmemiz gereken belli dengeler var. Ancak, ister uluslararası güçlerin piyonu olarak değerlendirin isterseniz kendi başlarına hareket eden bölücüler deyin, aktif olarak 40 yıldır devam eden ve tarihsel arka planı olan bir problem var karşımızda.

Yurt içinde mevcut kuvveti 500’e kadar inse de sınırın hemen karşısında CIA raporlarına göre 40 bin, istihbarat raporlarına göre 60 bin, kendi açıklamalarına göre 100 bine yakın bir grup var. Bu grup Türkiye için doğası itibarıyla bir tehdit unsuru ve tamamen bertaraf edilmese de güvenli mesafeye çekilmeli. 

Bu saikle yapılmış Barış Pınarı Harekâtı’nın kısa vadede piyasalar ve ekonomi üzerinde olumsuz etkisi olsa da gerek harekâtın süresinin gerekse bu olumsuz etkilerin uzun süreceğini değerlendirmiyoruz.

En kısa zamanda jeopolitik risklerin bertaraf edilerek enerjimizi ve kaynaklarımızı yurt içi meselelerimize, özellikle de ekonomi alanında yapılacak köklü değişimlere ayırmak ümidiyle iyi bir hafta diliyoruz.