• GRAM ALTIN
    281,46
    % -0,15
  • $ DOLAR
    5,8786
    % -0,04
  • € EURO
    6,5154
    % 0,02
  • £ POUND
    7,5179
    % -0,11
  • ONS ALTIN
    1488,48
    % -0,11
  • PETROL
    59,15
    % 0,70
  • BITCOIN
    46902,699
    % -3,13
  • BIST 100
    94.137
    % 0,00

Biri Yangın Alarmına Basacak Mı?

Biri Yangın Alarmına Basacak Mı?

“Herkese iyi hafta sonları” demek isterdik ama piyasaların, Bist100’ün, Merkez Bankasının, Türk Lirası’nın, kısaca kimsenin pek tadı yok bu aralar.

 

Para Takipçisi piyasalara moral aşılamak için klavye başına, ekran karşısına geçiyor, Eski Mardin manzarasına, binlerce yıllık kadim topraklara bakıyor yine de aklına güzel şeyler gelmiyor…

 

En iyi yaptığımız şeyi yapmaya devam edip gerçekleri anlatalım o zaman.

“Seçim bitti/Hayır, yenilenecek” tartışmaları süredursun üzerinden bir ay geçti, ekonomi cephesinde değişen çok ama düzelen bir şey yok.

 

Piyasalardaki dalgalanmalar hepimizi sırasıyla önce swap ve Merkez Bankası, sonra faiz uzmanı yaptı, sağ olsun. Sıra dolar uzmanı olmaya geldi. Biz de bu sürece bi’ katkımız olsun istedik. Nitekim seçim bitti biteli dolar yukarı, dolar aşağı.

Kanaatimizce bunu test etmenin en iyi yolu komşularda neler oluyor, bir bakmak.

Grafikte Amerikan Doları, yani okulun en başarılı çocuğu, karşısında bazı gelişen ülke para birimlerinin performansları görülüyor.

 

Bilmeyenler için söyleyelim; bu para birimleri öyle İtalya, Çin, Rusya gibi ülkelere ait değiller; çünkü ekonomi alanında bu ülkelerle kıyaslanmıyoruz.

 

Onlar 1-A sınıfında; biz başarısız öğrencilerin toplandığı ve emekli olacağı için sürekli rapor alan bir hocanın öğretmenlik yaptığı 1-Ğ sınıfındayız.

 

18 aylık dönemde Dolar karşısında; Güney Afrika Randı, Hindistan Rupisi, Brezilya Reali ile kıyaslandığında en kötü performansı Türk Lirası’nın gösterdiği görülüyor. Siyasi ve ekonomik inanılmaz zorluklarla boğuşan Brezilya para birimi 18 ayda yüzde 20 değer kaybederken Türk Lirası yüzde 50’den fazla değer kaybetmiş. Sınıfın en kötüsüyüz.

 

Peki okulun en başarılı, saçlarını ayırıp hep yana tarayan ve ütülü kıyafetler giyen çocuğu bu sene ne yapmış, deli gibi çalışmaya devam edip ödevlerinden 2 yıldız alırken 3 yıldız almaya mı başlamış? Bakalım.

Grafikte son 18 aylık Türk Lirası ile Amerikan Doları endeksi, 10 yıllık ABD tahvil getirisi ve Euro/Dolar paritesi görülüyor.

 

Dolar endeksi özellikle iyi gelen büyüme, işsizlik ve tarım dışı istihdam verileriyle yüzde 5 primli, ABD ekonomisindeki toparlanma endişelerinin artması ile ekim ayında artı yüzde 30’lara gelen tahvil getirisi yüzde 3 prim sağlamış. Toparlanmaya çalışan ve Brexit’le çatlayan Euro bölgesi para birimi, Dolar karşısında yüzde 6 değer kaybetmiş. Türk Lirası’nın aynı periyotta dolar karşısındaki kaybı, tekrar edelim, yüzde 51.

 

Bu süre zarfında küresel anlamda işler nasıl gitmiş peki?

Bu grafik özellikle yabancı uzmanlar tarafından Twitter’da sıkça paylaşılıyor. Küresel para arzı dediğimiz, Global Money Supply’ı gösteriyor. Yani küresel anlamda para miktarındaki değişim ne? Zira bu grafikteki artış ya da azalış bizler için çok önemli, bu paralar görece cazip gelişen ekonomilere aktığında 1-Ğ sınıfındaki öğrenciler için işler iyi gidiyor.

 

Grafikte 2008 Krizi’nden sonra 40 trilyon dolar olan para arzının 22 Nisan 2019 itibarıyla 75 trilyon dolara yaklaştığı görülüyor. Bunda parasal genişleme stratejisinin etkisi yadsınamaz.

 

Bakıldığında düzenli olarak yükselen bir grafik görülüyor ancak bir sorun var, bu artış sürecinden Türkiye finans piyasaları zaman zaman yararlanmış olsa da son 18 ayda Borsa İstanbul ile yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yatırım tutarlarına baktığımızda bu süreç aleyhimize işlemiş. 

 

Yani 1-Ğ sınıfındaki diğer öğrencilerin notları yükselmiş ama biz geride kalmışız, buna da “negatif ayrıştık” diyorlar işte…

 

Özellikle 2019 yılı başından bu yana küresel endekslere giren toplam paranın 12, tahvil/bono piyasalarına giren paranın 2 trilyon dolar olduğu düşünülürse durumun vahameti anlaşılabilir.

 

Borsa İstanbul’daki şirketlerin toplam değeri Şubat 2019 itibarıyla yaklaşık 830 milyar lira, güncel kur ile 140 milyar dolar. 2019 yılı başından bu yana piyasalara giren paranın yüzde 1’inin Türkiye’ye girdiğini düşünelim,  yani 120 milyar dolar. Borsanın değeri 2’ye katlar. Daha ne diyelim?

Son olarak MSCI’a (açılımda zaten index kelimesi var) bakalım. MSCI, (Morgan Stanley Capital Index) kısaca küresel/bölgesel piyasaların gidişatını gösteren, küresel çapta takip edilen ve saygı gören bir endeks. Para Takipçisi Twitter hesabımızdan önem arz eden MSCI endeksleri günlük olarak paylaşıyoruz.

 

Yukarıdaki grafikte 18 aylık küresel, gelişen piyasalar ve Türkiye MSCI’ları görülüyor. Küresel durum yüzde 5 artıda, gelişen piyasalar endeksi yüzde 5 düşerken, Türkiye  MSCI’yı yüzde 40 ekside, bu inanılmaz bir ayrışma.

 

Sonuç

 

Eldeki veriler değerlendirildiğinde, karşımızda küresel risk iştahının arttığı, açıklanan işsizlik ve büyüme verileriyle toparlanma sinyali veren bir ABD ekonomisi var, kanaatimizce küresel anlamda gidişatın düzelmesi uzak değil. Evet, işler Çin’de ve Euro bölgesinde istenildiği gibi gitmiyor ama ABD zaten sağduyulu bir politika ile “Herkes postu kurtarana kadar bekliyorum.” diyor.

 

Bunun sonucunda  henüz sert hareketlerin yaşanmadığı bir dolar endeksi (22 Nisan haftası 98’i gördü) ve düzelmeye başlayan 10 yıllık tahvil getiri eğrisi var.

 

Biz ise aynaya bakınca kendine ettikleriyle 1-Ğ sınıfındaki en kötü performansı gösteren bir Türkiye görüyoruz. Dolar karşısında en yakın rakiplerimizden 2,5; MSCI endeksi bazında 8 kat ayrışıyoruz.

 

S-400, F-35, A-101 ya da seçim belirsizliği… Adına ne derseniz deyin; atılması gereken sert ama gerekli adımlar atılmadığı, yapılan yanlışlardan dönülmediği müddetçe Dolar, Euro, risk primi, swap faizleri, enflasyon, işsizlik artmaya; Merkez Bankası rezervleri, kişi başına düşen milli gelir, mutluluk ve huzur endeksleri, devlet kurumlarına güven azalmaya devam edecek.

 

İthalata bağımlı bir ülke olan Türkiye de ekmekten suya, etten domatese her konuda zam yağmuruna tutulacak.

 

Para Takipçisi’nin şu an morali daha bozuk ama takipçilerini uyardığı ve görevini yaptığı için az da olsa mutlu.

 

Eski Mardin’de hava iyice kapandı ama güneş elbet bi’ gün doğar, değil mi?

 

Bir de, şu müdürle konuşsak da bizim çocuğu daha iyi bir sınıfa mı aldırsak acaba?