• GRAM ALTIN
    274,76
    % -0,10
  • $ DOLAR
    5,7952
    % -0,10
  • € EURO
    6,4579
    % -0,08
  • £ POUND
    7,6461
    % -0,37
  • ONS ALTIN
    1475,27
    % 0,01
  • PETROL
    63,87
    % -0,73
  • BITCOIN
    41735,689
    % -0,83
EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Dolar Neden Yükseliyor?

Dolar Neden Yükseliyor?

22 Mart 2019 Cuma günü (Dün) Türkiye finans piyasaları açısından unutulmaz günlerden biri oldu.

Sabah güne sakin başlayan piyasalarda öğleye doğru inanılmaz bir fırtına patladı. Akşam ise büyük çoğunluk sessiz ve üzgündü.

Peki Ne Oldu?

22 Mart 2019 Bist100-DolarTL kıyaslaması

Güne 5,45 seviyelerinde  başlayan Dolar/TL piyasaların kapanmasına doğru 5,65‘a kadar geldi. Asıl hareket bundan sonra başladı, yurt dışı piyasalardaki işlemler ile 5,84’e kadar gelen dolar haftayı 5,76’dan kapattı. Yüzde 6‘ya yakın yükseldi.

Borsa İstanbul ise yüzde 4‘e yakın düşüş yaşadı. Ana akım hisselerde ise kayıplar yüzde 5-10 arasında.

“Biz bunları öngörmüştük, eski yazılarımıza bakın” gibi beylik laflara gerek yok.

İki kuruş kâr edenlerin sevinmesi de yersiz…

Zira dün ülke olarak Türkiye yüzde 6 fakirleşti. Evdeki altınlar, arabanız, eviniz, cebinizdeki para, birikimleriniz; hepsi yüzde 6 eridi. Mesele ciddi…

“ABD’de mi yaşıyoruz, domatesi dolar ile mi alıyoruz?” diyenlere hatırlatma: Petrolden sanayi ürünlerine, teknoloji ürünlerinden gıdaya ithal eden tam anlamıyla bir ithalat ve tüketim ülkesi/toplumuyuz.

Bu tip kur hareketlerinin yurt içi piyasalardaki yansımasını bu hafta yapacağınız alışverişte görünce Para Takipçisi’ni hatırlayın.

Haber akışını incelediğimizde bu kur hareketine; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İslam İş Birliği Teşkilatı toplantısında ABD Başkanı Trump’ın “52 yılın ardından ABD için Golan Tepeleri’nde İsrail egemenliğini tamamen kabul etmenin zamanı gelmiştir” sözlerini eleştirmesinin neden olduğu haberleri yapıldı.

Para Takipçisi‘ne göre çok yüzeysel ve yetersiz bir tespit…

ABD ile Golan Tepeleri, S-400’ler, F-35’ler, Suriye’deki Kürtler, Rusya-Çin-İran yakınlaşması gibi birçok konuda görüş ayrılığımız var. Bu konulardaki karşılıklı açıklamalar Dolar/TL’de sert hareketler yarattıysa da bu denli bir dalgalanma görülmemişti.

Bir dönem Suriye-İsrail arasında arabuluculuk yaptığımız Golan Tepeleri meselesi ise yeni değil; İsrail, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni 1967’de işgal, 1981’de ilhak etti.

Sırf Trump yumurtladı diye böyle bir kur şoku olması mantıklı mı?

Yaklaşan yerel seçimlerin doları yüzde 6 yükselttiğine ise beni kimse inandıramaz.

Peki Neler Oluyor?

Para Takipçisi dümeni kırıyor, günahı kadar sevmediği siyaset alanından (O kadar da değil canım) neden-sonuç ilişkisinin, veri analizlerin hüküm sürdüğü ekonomi ülkesine doğru yelken açıyor.

1- Ekonomide basit bir kural vardır: Bir şey azsa ve talep varsa fiyatı yükselir.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB/MB) Net Döviz Rezervi 21 Mart 2019 itibarıyla 21,7 milyar dolar. Mart başından itibaren rezervlerdeki azalma 7,3 milyar dolar.

Son bir yılda net rezervlerdeki azalma ise 13,2 milyar dolar. TCMB Net Döviz Rezervi, Temmuz 2006’dan bu yana en düşük seviyede.

Yani MB “Dolar şoku atlatıldı, en kötüsü geride kaldı, bakın dolar yükselmiyor.” önermelerine destek olmak istercesine piyasaya likidite sağlıyor. Ama mühimmatı bitiyor, bu durum da fiyatı yükseltiyor.

Bu da bir başka gerçek. Bankalardaki mevduatların yüzde 50’ye yakını dolar olarak tutuluyor. Bu, 2006’dan beri en yüksek rakam. Dolarizasyon önümüzde  duran bir başka tehlike...

2- Avrupa Birliği cephesinden de iyi haber yok gibi: IHS Markit tarafından açıklanan öncül birleşik PMI verisi (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Şubat’taki 51,9 seviyesinden Mart’ta 51,3’e geriledi.

Öncül üretim PMI verisi Şubat’taki 49,3 seviyesinden Mart’ta 47,6 seviyesine geldi. Bu, Nisan 2013’ten bu  yana açıklanan en düşük rakam.

“X tarihinden bu yana açıklanan en kötü seviye.” Bu cümleyi ne çok kullanır olduk. Bu bile işlerin kötü gittiğini göstermiyor mu?

3- Bu dolar şokundan daha bir gün önce yapılan düzenleme ile bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarından elde edilen faize uygulanan kesinti oranı yüzde 20’ye, bir yıldan uzun vadelilerde ise yüzde 18’e yükseltildi.

4- Merkez Bankasının 1 hafta vadeli repo ihalelerinde faiz oranı yüzde 24, gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 25,50. Geç Likidite Penceresi (GLP) işlemlerinde borç verme faiz oranı da yüzde 27 seviyesinde bulunuyor.

MB, 22 Mart 2019 günü finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri dikkate alarak, 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verileceğini bildirdi.

Yani “Yüzde 24’ü boş verin, ben 25,5 hatta 27 vereceğim. Dolara değil bana gelin.” diyor Merkez Bankası. Önümüzdeki dönemde olası faiz indirimine “bay bay” diyebiliriz.

Bu hareket kuru 5,58’den 5,55’e çekmeyi başardı.

Ancak delik o kadar büyük ki bu iki tapa bile geminin su almasını engelleyemedi. Sonuç ortada…

5- Perşembe günü Türkiye 5 yıllık CDS primi yüzde 7 yükselmişti, bu duruma Twitter hesabımızdan dikkat çekmiştik. Cumanın gelişi gerçekten perşembeden belli imiş.

Dün gün sonu itibarıyla MSCI Türkiye endeksi yüzde 7, MSCI gelişmekte olan piyasalar endeksi yüzde 3, KBW (küresel bankacılık endeksi) yüzde 4 değer kaybetti.

Trump’ın kuyuya attığı taşı bütün dünya bir olup çıkaramadı. Üstüne bir de AB ve diğer finans merkezlerinden gelen kötü veriler eklenince küresel anlamda hiç iyi bir gün olmadı.

Ancak yukarıda gördüğünüz gibi, bu keşmekeşten en çok etkilenen ülke para birimi Türk Lirası. Hatta IMF’ye el açan Arjantin para birimi bile TL’den daha iyi durumda. Ayrıca Meksika, Şili gibi bir zamanlar kırılgan ülkeler kategorisindeki dostlar bile durumu toparlayıp üste çıkmışlar.

Bunun nedenini merak edenler için yazıyı uzatmak istemiyorum. Sadece “Herhangi bir yazımızı okumanız yeterli olur.” diyorum.

22 Mart 2019 küresel anlamda çok kötü bir gündü.

Ancak küresel güçlerle birçok konuda yaşadığımız görüş ayrılıklarına, AB’den gelen kötü veriler ile makroekonomik verilerimizdeki süratli bozulma da eklenince fırtınadan en çok zarar gören ülke Türkiye oldu.

Ders alınması dileğiyle…