• GRAM ALTIN
    271,75
    % -0,40
  • $ DOLAR
    5,7884
    % 0,62
  • € EURO
    6,4038
    % 0,17
  • £ POUND
    7,6197
    % 0,50
  • ONS ALTIN
    1460,69
    % -1,02
  • PETROL
    64,28
    % 1,40
  • BITCOIN
    43306,632
    % 1,76
EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Enflasyon ve Deri Ceketim

Enflasyon ve Deri Ceketim

Geçtiğimiz hafta bir arkadaşımla alışverişe çıktık. Çok beğendiği ve yaklaşık 1 yıldır almayı düşündüğü bir deri cekete bakmaya gidecektik. Yanlış duymadınız, yılbaşından beri indirim olabilir diye belli aralıklarla gelip fiyat düştü mü diye bakıyor ve umduğunu bulamadığından umudunu bir sonraki bahara bırakıyormuş.

 

Ceket tanınmış bir deri markasının ürünüydü. Mağazaya gittik, arkadaşım ceketi denedi. Fiyat etiketine baktığında yüzünün biraz değiştiğini fark ettim. Satış görevlisine etiket fiyatı üzeriden indirim olup olmadığını sordu. Görevli yaklaşık yüzde 15’lik bir indirim olduğunu söyledi.

 

Arkadaşım ısrarlarıma rağmen ceketi almadı. Kendisinin “fırsatçı tüketici” olduğunu, indirimleri mağazadan ve internetten takip ettiğini ve mutlaka daha ucuza alacağını söyledi. Bense hem arkadaşım için üzülmüş hem de güzel bir yazı konusu bulmanın mutluluğuyla şeytani gülüşümü takınmıştım.

 

Neden mi?

 

Türkiye, Japonya değildir de ondan.

 

 

Japonya yaklaşık 5 trilyon dolar büyüklüğündeki ekonomisi ile dünyanın en büyük 3. büyük ekonomisi. Türkiye’nin neredeyse 7 katı.

 

Güzel ama her şey bununla bitmiyor.

 


 

Japonya yaklaşık 30 yıldır (2008 Krizi hariç) büyümesi yüzde+2, yüzde -2 aralığında gidip gelen bir ekonomi. Yani net büyüme gösteremiyor. Hatta zaman zaman küçülüyor.

 

 

Çok önemli noktalardan biri, Japonya’da enflasyon yine yaklaşık 30 yıldır sıfırın etrafında hareket ediyor. Yani mal ve hizmetlerin değeri artmıyor, hatta bazen ucuzluyor!

 

 

Yine benzer şekilde mevduat faiz oranları sıfıra yakın, hatta bu sene başında Japonya Merkez Bankası (BOJ) faizleri geçici süreyle negatife çevirdi. Böylece bankaya konan para değer kaybediyor. Burada amaç düşük enflasyon sonucu harcama yapmayan ve yüksek tasarruf oranına sahip bireylerin paralarını en azından bankalara koymasını engellemek. Ekonomiye katkı sağlamasını böylece enflasyonun ve büyümenin artmasını sağlamak. İşe yaradığını söylemek zor.

 

Deri cekete gelecek olursak…

 

Türkiye de enflasyonun sıfıra yakın olduğu, mevduat faizlerinin zaman zaman eksiye döndüğü; devletin vatandaş harcama yapsın diye yırtındığı (gerçi bu bakımdan benzeriz) Japonya gibi bir ülke olsa ceketin ucuzlayacağını ya da fiyatının artmayacağını düşünmek mantıklı olabilir.

 

Ancak ülkemizde enflasyon özellikle bu sene iyice yükseldi, yıllık ortalama yüzde 20-23 seviyelerinde gelecek. Mevduat faizleri de benzer; yıllık yüzde 20-24 arası.

 

 

Bu yüzden deri ceketin fiyatı yılbaşında 600 TL. iken iki üç ay içinde 1200 TL.ye, birlikte bakmaya gittiğimizde ise 1400 TL.ye fırlamıştı. Yani yıllık deri ceket için enflasyon %133. Sırma saçlı arkadaşım ise indirim olacak diye bekliyor.

 

Bu durum 10 üründen 6’sının ithal olduğu Türkiye’de normal.Çünkü döviz sene başından bu yana %50’ye yakın değer kazandı. Girdi fiyatları inanılmaz arttı, bu da maliyetleri arttırdı ve fiyatlar fırladı.

 

 

Oysa Japonya’da bu sene 5000 TL. olan bir televizyon seneye 5050 TL. bazen de 4950 TL. olabiliyor. Alacağınız buzdolabı, televizyon, araba,evin seneye daha ucuz olacağını ya da yüzde 1 zamlanacağını bilseniz hemen alır mısınız? Yoksa paranızı daha acil şeylere harcayıp bekler misiniz?

 

Japonlar harcamayıp bekledikleri ve nüfusları yaşlandığı için ikinci kampta yer alıyorlar. Bu yüzden sınırlı bir büyüme ve düşük enflasyon devam ediyor.

 

Gördüğünüz gibi ekonomide tüm ülkeler için geçerli tek bir doğru yok.

Ülkenin sosyokültürel yapısı, nüfusun yaşı, tüketim alışkanlıkları, ekonomik veriler, gelir durumu vb. birçok faktör insanlar gibi ekonomilerin de farklı karakterlere bürünmesine neden oluyor ve idarecilerin bu gerçeklere göre hareket etmeleri gerekiyor.

 

Her ülkenin sorunları ve çözümleri farklı.  Japonya’da doğru olan Türkiye’de geçerli olmuyor. Aynı uygulama aynı sonucu vermiyor.

 

 

Ancak yapılması gereken ortak doğrular da var. Öncelikle sağlıklı veri sepetleri oluşturulması ve rasyonel karar verme mekanizmaları tesis edilmesi gerekiyor. Sorunlar ancak bu şekilde tespit edilebilir ve çözüm arayışına geçilebilir.

 

Doğru tespit edilemeyen (örneğin kanser) ya da ısrarla kabul edilmeyen bir hastalığı (örneğin obezite) hiçbir doktor tedavi edemez.

 

 

Bizim çıkaracağımız ders ne mi?

Türkiye’de ister deri ceket, ister bilgisayar ister araba alın; ekonomik durumunuz uygunsa hemen alın. Mal ve hizmet alımı için yüksek enflasyon olan ülkelerde beklemek zarar etmenize neden olur.

 

Bir ders de İstatistik Kurumu için…

 

Enflasyon sepetine deri ceketi sakın dâhil etmeyin…