• GRAM ALTIN
    275,92
    % 0,87
  • $ DOLAR
    5,8147
    % 0,40
  • € EURO
    6,4658
    % 0,21
  • BIST 100
    110.477
    % 0,33
  • ONS ALTIN
    1476,42
    % 0,45
  • PETROL
    64,94
    % 1,15
  • BITCOIN
    42015,564
    % 0,80

Geri Sayım Devam Ediyor Ama Ekonomide!

Geri Sayım Devam Ediyor Ama Ekonomide!

07.04.2019

“Son dakika:YSK’dan gece saatlerinde edinilen son verilere göre, İstanbul’daki oyların yüzde 72’si sayıldı. Ekrem İmamoğlu, 17.132 oyla önde görünüyor.”

 

31 Mart akşamından beri benzer haberlerden gına geldi.

 

29 binlerden başlayan farkın 17 bine nasıl geldiği konusu bir yana, ülke Titanik misali  batıyor ama bizimkiler müziğe devam ediyor. Önümüzdeki halledilmesi gereken o kadar önemli konu var, gece gündüz İmamoğlu aşağı Yıldırım yukarı…

 

Bir geri sayımdır aldı başını gidiyor, sonucu kestirmek zor değil, burası Türkiye…

 

Para Takipçisi size farklı son dakika haberleri verecek sayın seyirciler, bu da bir tür geri sayım ama sonu daha acıklı…

 

29 bini, 17 bini bırakın; ilk şanslı rakam 19,71.

Yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 19,71’e yükseldi. Şubatta yıllık enflasyon yüzde 19,67 düzeyindeydi. Yurtiçi ÜFE ise yıllık bazda yüzde 29,64 artış kaydetti.

 

Bu rakam 25’lerden geldi diyenlere kötü haber: Enflasyon ivmedir. Yani hızdaki artış değil, artış hızını anlatır. “Enflasyon düştü” demek “fiyatlar düştü” demek değildir, “fiyatların artış hızı düştü” demektir. Manzaraya bakınca pazar harcaması artmaya devam edeceği görülüyor… Yeni Ekonomik Paket (YEP)’teki hedef 15, tutturabilene aşk olsun…

 

İkinci şanslı sayımız: 5,62.

 

Dolar/TL’nin yükselişine kimseler çare bulamıyor sayın seyirciler… Londra swap piyasalarında meydana gelen ve hükümetin kanaatimizce sisteme meydan okuma olarak değerlendirilebilecek hamlelerinden sonra 5,50’lere kadar gelen kur yukarı yönlü harekete devam ediyor.

 

Para Takipçisi’nden söylemesi: “Oyunun kuralı belli.” Ayrıca “İntikam soğuk yenen bir yemektir.” Bir de “Kurallar herkes için geçerlidir.” Çok oldu ama bu sözlerimiz unutulmasın.

 

Yapılması gerekeni yapmayıp kurşun yarasının üzerine sadece bastırmaya devam ettiğimiz sürece sonuç değişmeyecek. Filmlerde “Üzerine bastır Jack!” demek işe yarayabilir ama serbest piyasanın filmlerle ilgisi yoktur. Gerçek tedavi gerekir.

Madem sinemaya daldık, bir film tanıtalım sizlere. Filmin adı “Yerleşiklerin döviz aşkı”… 2018 ağustosunda yaşanılan döviz şokunda bile 170 milyar dolar olan yerleşiklerin döviz mevduatı geçen hafta itibarıyla 181 milyar doları aştı. 181 de üçüncü şanslı sayımız olsun.

 

Kısaca: Vatandaş TL’ye güvenmiyor, döviz alıyor. 29 Mart itibarıyla bankalardaki mevduatların yarısından fazlası döviz. 

 

Dördüncü şanslı sayımız: 13,5.

 

Türkiye’de işsizlik oranı 2018 Aralık döneminde yüzde 13,5’e çıktı. İşsiz sayısı 4 milyonu geçti. Bu rakam son dokuz yılın en yüksek seviyesi. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5.

 

Her 4 gençten biri işsiz ahali. Bu da resmî rakam. Son 6 aydır ümidini kesenler, iş başvuru yapmayanlar vs. sayılmıyor bile.

 

2018 sonuna doğru açıklanan “2,5 milyon kişiye iş bulacağız.” hedefine ulaşılması zor görünüyor.

 

Beşinci şanslı sayımız: 38.

Cuma akşamı yayınlanan Mart nakit bütçe dengesi verilerine göre yılın ilk çeyreğinde bütçe açığının bir önceki yılın aynı dönemine göre ikiye katlanarak 38 milyar TL’ye ulaştı. (Kırmızı kutu) Bütçe açığı/GSYİH oranı %2,2’ye yükselerek YEP hedefi olan yüzde %1,9’u aştı.

 

Gelirlerin yüzde 10 ama giderlerin yüzde 15 arttığı gözünüzden kaçmasın sayın seyirciler. (Mavi kutu) Önce elektriğe, sigaraya zam, sonra benzine, mazota. Nedenini şimdi anladınız mı? Geriye ne kaldı: “Bomonti” dediğinizi duyar gibiyim.

 

Para Takipçisi elbette reklamı da sevmez, bu yüzden “Alkollü içeceklere zam yolda” diyelim yeter, stokçu kardeşlerimize duyurulur.

 

Ve son olarak 6. şanslı sayımız: 445.

 

Bu diğerlerine göre biraz büyük, sıkıntısı da büyük doğal olarak. Brüt dış borç stoku 445 milyar dolar. Geçen seneye göre 10 milyar dolarlık iyileşme olmakla birlikte 2018 yılı milli gelirimizin yüzde 57’sine eşit.

 

Yemesek içmesek, yol köprü yapmasak, maaş vermesek ülkenin bir yılda ürettiği, sattığı 100 birim mal ve hizmetin 60’ını vermemiz gerekiyor. Bu şekilde zaten ülke/borç yönetilemez, büyüklüğünü anlatabilmek adına söylüyorum.

 

“Piyango kime vurdu?” diye merak ediyorsanız söyleyelim, hepimize… Yapılması gerekenler, yapısal reform, sert tedbirler, reform paketi; adına ne dersek diyelim, uluslararası piyasaların tenha sokaklarında gecelik operasyonlar yapmak yerine bir an önce etkili ve maalesef sert tedbirler almak gerekiyor.

 

Televizyonda muhabir debeleniyor hâlâ: “İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki fark 17 bine yaklaştı.” Geri sayım devam ediyormuş.

 

Biz farklı bir geri sayım anlatmaya çalıştık sayın seyirciler, uçuruma gitgide yaklaşıyoruz. Gördüğünüz gibi ekonomi cephesinde “Unutulanlar dışında yeni bir şey yok.”

 

Ve derdimiz sadece İstanbul değil, Türkiye. 

İyi seyirler.