• GRAM ALTIN
    274,79
    % -0,10
  • $ DOLAR
    5,7950
    % -0,10
  • € EURO
    6,4587
    % -0,08
  • £ POUND
    7,6474
    % -0,35
  • ONS ALTIN
    1475,36
    % 0,01
  • PETROL
    63,87
    % -0,73
  • BITCOIN
    41691,593
    % -0,94
EN ÇOK OKUNAN HABERLER

KY’nin Bitmeyen Çilesi: Neden Kazanamıyoruz?

KY’nin Bitmeyen Çilesi: Neden Kazanamıyoruz?

Bireysel Yatırımcının Yardıma İhtiyacı Var

1984 yılında başlayan ve 30 yılı aşkın devam eden DALBAR adlı bilimsel çalışma kapsamında bireysel yatırımcıların, ayı ya da boğa piyasalarının yaşandığı karmaşık bir dizi piyasada yaptıkları yatırımlar incelendi. Yatırımcıların hatalarından ders çıkarma ya da başarılı yatırım araçlarına yönelme konularında kendilerini geliştirdiklerine dair hiçbir bulguya rastlanmadı.

ABD’de S&P 500 endeksi pek çok grup tarafından takip edilen yatırım açısından önemli bir kriter. Bahse konu DALBAR çalışmasının temelini de bu endeks oluşturuyor. Çalışmadaki verilere göre 30 yılı aşkın süre zarfında S&P 500 endeksinin aralık ayı sonu getirisi ortalama yüzde 11,11 olarak hesaplanıyor. Bireysellerin yıllık getirileri ise bu süre içinde ortalama sadece yüzde 3,69. Yıllık fark yüzde 7,42.

Daha iyi anlaşılması için şöyle diyelim; 1984 yılında endekse 100 bin dolar yatırsaydınız şu an elinizde 2 milyon 358 bin 275 dolar olacaktı. Öte yandan bir bireysel yatırımcı gibi hareket etseydiniz bu miktar sadece 296 bin 556 dolar.

2 milyon dolardan fazla fark var. Sorunun bireysel yatırımcılarda olduğu ortada.

Neden Bireysel Yatırımcıların Performansı Bu Kadar Kötü?

Farklı görüşler var. Örneğin bireysel yatırımcı şansı olmasına rağmen eğitim fırsatlarını değerlendirmiyor ya da gerekli araştırmaları yapmıyor. Bu kadar basit mi, bizce değil.

Dünyanın en büyük yatırım şirketlerinden Fidelity Investments bünyelerinde bulunan Peter Lynch yönetimindeki Macellen Fonu üzerinde 1977-1990 yılları arasında bir çalışma yapmışlar. Bu süre zarfında fonun yıllık getirisi yüzde 29’du. 13 yıl boyunca enflasyonun yüzde 5-10’da seyrettiği bir ekonomide inanılmaz bir getiri. Zaten Peter Lynch o dönemde fon yöneticileri arasında ilah seviyesine ulaşıyor.

Fon yöneticisinin tavsiyelerine uymak ya da parasını doğrudan yöneticinin kontrolüne emanet etmek varken bazı bireysel yatırımcılar yatırımlarını kendileri yönetiyorlar. Daha az kâr etmişler diyemeyeceğiz çünkü 13 yıl sonunda zarar yazmışlar. Enflasyon oranının kat be kat üzerinde getiri sağlayan bir fon dururken bu insanlar nasıl ve neden para kaybettiler?

Psikoloji

İnsanlar gündelik hayatlarında aldıkları kararlara duygularını karıştırma eğiliminde. Bu yaradılış gereği böyle. Ancak yatırım konusunda bu duygusallık olumsuz etkiye sahip.

Bunu yenmek için bazı yollar var: Çok katı kurallara bağlı şekilde yatırım yapmak bunun ilk çözümü. Son dönemde gündemi işgal eden robotlarla işlem yapmak bir başka yol. ETF’lere ya da bu tip diğer fonlara yatırım yapmak ise 3. yol.

Duyguları denklemden çıkarmanın anlaşılan pek çok yolu var ancak sorun yatırımcıların bunu bir problem olarak görmemeleri ya da duygularını karıştırdıklarını fark etmemeleri.

Örnek: Anneniz babanız ya da siz yüklü miktar altın aldınız diye gram altın hep artmayacak. Ya da geçtiğimiz 6 yıl yükselen ons altın her zaman yükselmeyebilir. O zaman yaz sezonundaki düğünler de sizi kurtaramaz.

Performans Hedeflemesi

İnsanın yatırım yaparken bir hedefleme yapmasında bir sakınca yok. Ama bu konuda yapılan önemli bir hata var: Bankaların önünüze koydukları fonlardan diyelim ki son bir yılda en iyi performansı getiren fona bakıp, bireysel emekliliğinizi olduğu gibi bu fona yatırıyorsunuz. Ya trend değişmişse ya da değişiyorsa? Artık faizler eskisi kadar yüksek olmayacaksa, FED faiz indiriyor ve bu durum altın fiyatlarını aşağı çekiyorsa?

Nihayetinde ortalama bir insan yatırım yapacağı zaman saatlerce araştırma yapmıyor, bilmiyor, fonun anlamını bile kestiremiyor. FED’in açılımını bilmeyen yoktur umarım. Aynı şekilde geçen sene yüzde 20 kazandık, bu sene de yüzde 20 ya da 25 kazanacağım diye yırtınır ya da zorlarsanız daha çok hata yaparsınız. Yatırım araçları narin birer peri gibidirler. Yararlanmak için ürkütmemeniz lazım.

Kumar Oynamıyorsunuz!

İddaa ya da sayısal loto oynayıp zengin olacağını düşünen insanlar var ama kolay olsaydı her mahallede bir milyoner olurdu. Loto ya da iddaa oynamak matematiği zayıf olanların işi. Küçük parayla büyük getiriler elde etmek istiyorsanız borsaya değil Kıbrıs’a gidin. Yıl başında Para Takipçisi’nin yapacağı gibi…

Kumarhane zihniyetiyle yatırım yapanların yaptıkları bir başka hata da yatırım yapmanın eğlenceli, heyacanlı olduğu yanılgısıdır. Yatırım yapmak, bir meslektir, iştir; eğlenmek istiyor ya da eğleniyorsanız hesabınızda pek bir şey kalmamış demektir. Duygulardan arınmalısınız, like a robot.

“Osman Abi almış, Köşeyi Dönmüş” Zihniyeti

Yatırım konusunda bilgisi olmayanların çok yaptıkları bir hata da bu. Diyelim bireysel emeklilik hesabınız var, az biraz para da birikmiş ama hangi fona yatıracağınızı bilmiyorsunuz.

1. senaryo: Hemen yan masadaki mesai arkadaşınıza sorup onun borsadan çok iyi anlayan emmisinin oğlunun söylediği hisseye/fona yatırım yapıyorsunuz. Niye?

Emmisinin oğlu çok kazanmış, şimdi Malatya’da fabrika açacakmış. (Malatya is a sacred city, after all) Emmisinin oğlu ne kadar yetkin biri ya da o yatırım aracında trend döndü mü? Kim bilir, Osman abinin bilmediği aşikâr.

İkinci senaryo daha basit; yan masadaki arkadaşınız bir yan masaya sorar, böylece kimsenin emin olmadığı bir plana bağladığınız iki kuruş paranız muhtemelen yıllar boyunca aynı hesapta enflasyon altında bir getiri ile nemalanır. Yıllar sonra bakiyeyi görünce ağzınızdan çıkacakları sanırım burada yazamayız.

“Haber Akışlarını Takip Edelim!” Zihniyeti

1980’lerde Paul Andreassen’ın yaptığı kapsamlı bir çalışmaya göre haber akışını yoğun şekilde takip etmek çok sayıda al sat işlemi yapmaya ve potansiyel getiriden bile az kazanmanıza neden oluyor.

Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla tüm haberlere anında ulaşım sağlandığı düşünüldüğünde Yozgat’taki bir borsacı(!) ile Wall Street’teki trader arasında çok az fark kaldı. Bu gelişme durumu daha vahim bir hale getiriyor.

Oysa uzun vadeli yatırımcılar, her habere değil trendi etkileyecek haberleri seçer ve takip ederler.

İdolümüz Warren Buffet gibi pek çok uzman yatırımcı kasıtlı olarak Wall Street’ten uzak bir yaşam sürüyor, akıllı telefon bile kullanmıyorlar. Üstelik okuyacağınız haberler yaşanmış olaylar ve fiyatlara çoktan yansımış oluyor, dolayısıyla bunu okumanızın gelecekteki fiyat hareketlerini anlamaya katkısı yok, geçmişi anlamlandırabilirsiniz o kadar.

Bu konuyu geçtiğimiz hafta çok kıymetli partnerim Argo ile de tartışmış, aynı sonuca ulaşmıştık; sadece bir hafta sonra bu sonuca ulaşmak için 30 yıllık deney yaptıklarını okumanın tatminini yaşıyoruz.

Son olarak takip ettiğiniz haberlerin bir kısmı yanlış, manüpilatif veya spekülatif olabilir. Para Takipçisi bilakis büyük yatırım bankalarının tavsiyelerine ters pozisyon almakta ustalaşmıştır. Yıl sonu ons altın tahminleri 1600-1650 dolar’dı mesela, takipteyiz.

Benzer şekilde Haziran 2016’dan beri bir Brexit davası var devam eden, sonucu kimse bilmiyor ama herkesin bir fikri var. Yaşananlar çoktan fiyatlandı oysa.

Korkak ya da Açgözlü Yatırımcı Olmak

Küçük yatırımcının yaptığı en büyük hatalardan biri de bu. Dünyanın en büyük yatırım şirketlerinden Fidelity Investment’ın araştırmasına göre fonların yıllık yüzde 29 getiri elde ettiği 1977-1990 döneminde bireysellerin zarar ettikleri tespit edilmişti.

Fidelity’ye göre en ufak performans düşüşünde küçük yatırımcılar hemen kaçıyor ve yükselişi yakalayamıyor, öte yandan yükseliş zamanlarında da alım yapıp satış dalgasında boğuluyorlar. Korkmak ve kaçmak sizi, 5 bin yıl önce aslanlardan koruyabilirdi ama artık soğukkanlı olma zamanı.

İşiniz Zor

Longboard Varlık Yönetimi tarafından yürütülen 25 yıllık bir çalışma sonunda elde edilen veriler şaşırtıcı: Şirket, bu süre zarfında Russel 3000 dedikleri, 3 bin hisseyi 1983-2007 yılları arasında incelemiş. Aynı zamanda bu hisselerde işlem yapan küçük yatırımcıların hesapları incelenmiş. Sonuç mu?

Yatırımcıların yüzde 19’u bakiyelerinin en az yüzde 75’ini kaybetmiş. 25 yıl sonunda!

Oysa bu süre zarfında hisselerin sadece yüzde 39’u değer kaybetmiş. 10 hisseden 6’sı kazandırmış.

Öte yandan hisselerin yüzde 64’ü, Russell 3000 ortalamasının altında getiri sağlamış.

Toplam getiriyi, toplam hisse sayısının sadece yüzde 25’i sağlamış. Yani 4 hisseden 3’ü dişe dokunur getiri sağlamamış.

Yani herhangi bir bilgisi olmayan bir yatırımcı rastgele bir hisse seçip alsaydı, 24 sene boyunca endeksten bile az kazanacaktı. Benzer firmaların yaptığı çalışmaların sonuçları da bu sonuca çok yakın.

O Zaman Küçük Yatırımcı Ne Yapacak? KY’nin Kaderi Kaybetmek Mi?

Ortalama bir yatırımcının, borsacının, artık ne isterseniz deyin, ortalamanın altında getiri sağladığı sır değil. Çalışmalar bunu net olarak ortaya koyuyor. O zaman ne yapacağız?

1. Endekslere yatırım yapın: Yapılan çalışmalara göre en garanti yatırım aracı olarak endekse yatırım yapmak öne çıkıyor. Endeksler tüm kayıp ve kazançlardan ortalama olarak etkilendiğinden ne kazançta ne de kayıpta aşırı bir durumla karşılaşmazsınız.

Warren Buffet ya da Ray Dalio gibi efsanelerle yapılan röportajlarda kendilerine şu soru soruluyor: “Başınıza bir şey gelse ve bir varisiniz olsa kendisine ne tavsiye edersiniz?”

Cevapları aynı ve basit: “Yeni bir yatırım stratejisi bulmaktansa sağlam bir endekse yatırım yapmasını tavsiye ederim.” Onlar için yeterli ise bizim için de yeterli olmalı.

2. Sıkı kurallara bağlı bir yatırım stratejiniz olsun: Birçok uzman yatırım yaparken kendilerini frenlemek için katı kuralları olduğunu ve bu kurallara mutlak riayet ettiklerini ifade ediyor. Örneğin stop loss seviyelerine mutlaka uymak, hiçbir yatırım aracına portföyün yüzde 5’inden fazlasını yatırmamak ya da sadece hem teknik hem de temel analizin teyit ettiği bir varlığı almak.

Nihayetinde profesyonel yatırımcılar da insan ve duyguları var, dolayısıyla hepimiz aynı riskle karşı karşıyayız ve kendimizi duygulardan arındırmak için en etkili yolu denemeliyiz.

Warren Buffet’ın New York yerine Omaha’da yaşamayı seçmesinin nedeni çevresinden etkilenmek istememesi ve New York keşmekeşinden uzak kalmak istemesi örneğin.

3. Bilgisayarları ve otomasyon sistemlerini kullanmak: Bilgiye, veriye ulaşmanın en kolay ve etkili yolu bilgisayarlar. Dolayısıyla bu imkânları en iyi şekilde kullanmayı öğrenmek gerekiyor.

İnternet bankacılığında su faturası ödemeden yatırım hesabında al sat yapmak pek kolay olmayacaktır. Ya da telefonla arayarak hisse al-sat talimatları verme devrini geçtiğimizi düşünüyoruz.

Benzer şekilde algoritmaları kullanmak, kendi stratejimize uygun algoritmalar geliştirmek ya da yazılımcılardan faydalanarak bize en uygun kodu hazırlatıp işlemlerimizde bu kodu kullanmak duygularımızın önüne geçmenin ve kurallara bağlı işlem yapmanın en optimal yolu gibi.

4. Profesyonel Destek Alın: Mümkünse Para Takipçisi’nden.

Değilse sağ üstteki çarpı işaretine bir zahmet tıklayalım. Tıklamadıysanız ve yazıyı okumaya devam ediyorsanız yukarıda okuduklarınızı hatırlayın.

Bireysel yatırımcıların endekslerin bile altında getiri sağladığı bir ortam, on yıllarca sürmüş araştırmalar. Bu araştırmaları finanse eden şirketler tabii ki yatırım şirketleri ve sizin kendi kendinize yatırım yapmanızı istemedikleri için bu tip araştırmaları finanse edebilirler. Ama bir de önümüzde duran örnekler var.

Yıllardır ülkemizde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası‘na, yeni ismiyle Borsa İstanbul’a lanet eden, kumar diyen, yabancıların ya da belli grupların domine ettiğini iddia eden ya da gözümüzle şahit olduğumuz örnekler var.

İki ayda yüzde 500 değer kazanıp batıp gidenler ya da nedensiz yere yıl başından bu yana 3’e katlayan şirketler takip edenlerin malumu. Neden yükseliyor/düşüyor, diye sorduğunuzda cevap alamadığınız pek çok hisse var.

Yıllar boyu 94’de, 97’de, 2001’de yaşanan krizlere borsada yakalanan, batan, borç harç içinde ölen, intihar eden, Titan zincirlerinden kazıklanan, yakın geçmişte Forex adı altında dolandırılan binlerce insanımız var. Forex bitti derken şimdi de Çiftlik Bank, Süt Bank gibi tıklamayla hayvan satın aldığını düşünen insanlarımızın yaşadıkları travmalar var. Geçtiğimiz haftalarda Bitcoin Fatma, Bitcoin Mahmut gibi tipler çıktı yetmiyormuş gibi.

Suçlu aramıyor ya da “Bu yapılan cahillik” demiyoruz, ama maalesef ülkemizde yatırım kültürü yok, kısa sürede çok kazanma isteği de her ne kadar mantıksız görünse de bilinçsiz toplum tarafından teveccüh görüyor. Yaşanan travmalar insanları daha da soğutuyor sermaye piyasalarından, bilhassa borsadan.

Bu algıyı kırmak için yeterince çalışıldığını Para Takipçisi olarak düşünmüyoruz. Bu kültür gelişmediği için insanların son derece doğal olan para kazanma ve parasını hakkıyla değerlendirme şansları fırsatçılar tarafından istismar ediliyor; vatandaş borsa, hisse lafından bile nefret ediyor. Kısır bir döngü…

Profesyonel yardım almak için adım atarken de bu tecrübelerden dolayı iki defa düşünmek gerekiyor. O yüzden bu madde çok önemli.

Profesyonel yardım ayrıca kafanızın rahat olmasını da sağlar ki bu işte bunun değeri ölçülemez. Tabii bu noktada paranızı kime emanet ettiğiniz çok önemli.

Sokaktan geçen biri dönüp 20 lira istese bir düşünür, 50 lira istese yüzüne bile bakmazsınız.

Peki eşiniz, çocuğunuzun dişinden tırnağından arttırdığınız yatırımlar hakkıyla değerlendirilmeyi hak etmiyor mu? 

 

Bol kazançlar.

 

Kaynak: Inovativewelath