• GRAM ALTIN
    271,73
    % 0,62
  • $ DOLAR
    5,7610
    % 0,42
  • € EURO
    6,3441
    % 0,40
  • £ POUND
    7,3766
    % 0,30
  • ONS ALTIN
    1466,27
    % 0,14
  • PETROL
    62,53
    % 0,76
  • BITCOIN
    50043,708
    % -0,87
  • BIST 100
    104.726
    % -0,10

Yatırımcı ve Enflasyon

Yatırımcı ve Enflasyon

 

Enflasyon ve onunla savaş, son yıllarda kamuoyunun gündeminde hep ilk sıralardaydı. Halk doların satın alma gücünün azalmasından ve gelecekte parasının değerinde ciddi bir düşüş ortaya çıkmasından korkuyordu. Spekülatörler için ise düşüş bir kazanç umudu yaratacaktı.

 

 

 

Tüketici endeksinin yükselmesinin hem sabit gelirlileri hem de sabit tutarda anaparası olanları zarara uğrattığını herkes bilir. Öte yandan hisse senedi sahipleri, doların satın alma gücündeki düşüş nedeniyle uğradıkları zararı hisse senetlerindeki değerlenme ve kâr payları ile kapatma şansına sahiptir.

 

Yatırımcı bir karar alırken, 25 yıllık bir dönemin muhasebesini yapmaz. Karar alırken yıldan yıla biriktirilen deneyimler önemli rol oynar. Yatırımcının zihinsel durumu, ümitleri, endişeleri, yaptıkları hakkında duyduğu memnunluk veya pişmanlık ve her şeyden önemlisi ileride ne yapacağında dair vereceği kararlar yakın geçmişteki deneyimi ile oluşur.

 

Enflasyonun en büyük kurbanı, kredi maliyetlerinin büyük artışı ile kamunun denetleyici süreci altında zam yapma zorlukları arasında sıkışan kamu hizmetleri şirketleri olmuştu.

 

Dünyanın her tarafında para birimine güvenmeyen herkesin standart politikası altın almak ve saklamak olmuştur. Türkiye’de son yıllarda yükselen enflasyona paralel olarak altın fiyatlarının da yükseldiğini aşağıdaki grafiklerde görmekteyiz.

 

 

 

 

 

Doğrudan gayrimenkul sahibi olmak hep beraberinde enflasyona karşı iyi bir korunma getiren, sağlam bir uzun vadeli yatırım olarak görülmüştür. Ne yazık ki, gayrimenkul değerleri de büyük dalgalanmalara maruz kalır. Yer ve alış fiyatı konularında ciddi hatalar yapılabileceği gibi emlakçıların sözlerinde de birçok tuzaklar mevcuttur.

 

 

 

 

Son olarak, kısıtlı olanakları bulunan kişiler için çeşitleme yapmak pratik değildir. Yeni halka arzlarda da, aynen hisselerde olduğu gibi belirli tehlikeler vardır. Yatırımcıya tek söylememiz gereken şey: “Eve girmeden önce evin sizin malınız olduğundan emin olun.”

 

 

SONUÇ

 

Geleceğin belirsizliğinden dolayı bütün yumurtalar aynı sepete konmamalıdır. Ne tahvil sepetine, (tahvil faizlerinin görülmemiş seviyelere yükselmesine rağmen) ne de hisse senedi sepetine… (enflasyonun devam etme olasılığına rağmen).

 

 

Bir yatırımcı portföyüne ve ondan elde edeceği getiriye ne kadar bağımlıysa, hayatının bu bölümünde beklenmeyen olaylara ve endişe duyduğu olasılıklara karşı o kadar hazırlıklı olmak zorundadır. Muhafazakar yatırımcının, riski en aza indirmeye çalışması gerekir.

 

 

 

Örneğin, bir telefon şirketinin %7.5 getirili tahvilini almadaki riskin, DJIA’yı 900’den (veya ona eşit seviyelerdeki başka bir endeks) almaktan daha az olduğuna kuvvetle inanıyoruz. Ama büyük çapta bir enflasyon olasılığı mevcuttur ve yatırımcı kendisini bu tehlikeye karşı sigortalamalıdır. Portföyün hisse senedi bölümünün bu sigortayı sağlayacağından emin olamayız, ama tahvil bölümünden daha iyi bir güvence sağladığını da söyleyebiliriz.

 

Kaynak: BENJAMIN GRAHAM Akıllı Yatırımcı